2
img

Hindistan Gezi Rehberi kitabını satın almak için tıklayınız.

 

Delhi - Hindistan

DELHI

TARİH
İLK ULAŞTIĞINIZDA
GÖRÜLECEK YERLER
DELHI HARİTASI

Tarih

New - Delhi, Hindistan’ın başkenti ve üçüncü büyük şehridir. Burası aslında Old - Delhi (Delhi) ve New - Delhi olarak iki parçadan oluşmuştur. Old Delhi, 12. ve 19. yüzyıllarda Hindistan’da müslümanların hakim olduğu dönemde devlet merkeziydi. Old - Delhi’de bu döneme ait pekçok cami, medrese, kale ve anıtsal yapı bulunmaktadır. New - Delhi ise 1911 yılında İngiliz’ler tarafından inşa edilmiştir.

Tarihte Delhi adında burada 8 değişik yerleşim merkezi kurulmuştur. Bunların en eskisi şimdiki Purana Quila (Eski Kale) civarında kurulan İndraprastha’dır. Delhi’nin son Hindu kralı Tomar ve Hanedanı, bugünkü adıyla Qutab Minar’a kadar olan bu bölgeyi 12. yüzyılın başlarına kadar ellerinde tutmuşlardı.


İkinci şehir 12. yüzyılda Allah-ud Din tarafından günümüzdeki Hauz Khas civarında kurulmuştur.

Üçüncü şehir olan Tughlakabad, Qutab Minar’ın 10 km. kadar güneyindeydi, şimdi tamamen harabe halindedir.

Dördüncü Delhi, Jihanpanah, gene Tuglak hanedanı tarafından Qutab Minar civarında, 14. yüzyılda kurulmuştur.

Beşinci Delhi, Firuzabad diye adlandırılmış ve günümüzde Old Delhi sınırları içinde olan Firuzşah Kotla bölgesinde kurulmuştur. Timurlenk’in, Hindistan seferi sırasında buradaki bir camide namaz kıldığı kayıtlara geçmiştir.

Altıncı Delhi, Moğol hükümdarı Hümayun’u yenerek kontrolü ele geçiren Afgan kralı olan Şer Şah tarafından, günümüzdeki Purana Kila civarında kurulmuştur.

İmparator Şah Cihan tarafından 17. yüzyılda kurulan Şahcihanabad yedinci Delhi’dir ve bugünkü Old Delhi’nin temelini oluşturur. Bu şehir büyük oranda korunmuş durumdadır ve bu döneme ait Red Fort ve Cuma Mescid gibi önemli anıtsal yapılar günümüze kadar bozulmadan gelmiştir.

Sekizinci Delhi, İngilizler tarafından 1911 yılında kurulan ve başkent ilan edilen Yeni - Delhi’dir.
Delhi, tarihi boyunca birçok kez işgale uğramıştır. 14. yüzyılda Timurlenk ve 1739’da Pers kralı Nadir Şah şehri yağmalamış, ünlü Kuh-i Nur (Nur Dağı) elması ile kendi krallık tacını süslemiştir. İngiliz’ler kenti 1803 yılında ele geçirmiş, fakat 1857’de bile Delhi, İngilizlere karşı direnişin merkezi olmuştur. Ülkenin bölünmesinden önce, nüfusunun çoğunluğu müslüman olan ve Urdu dili konuşulan şehirde bölünmenin ardından çoğunluk Sikh’lere ve Hindu’lara geçmiştir.

Delhi city


İlk Ulaştığınızda

Tren ile
Yeni Delhi’ye tren yoluyla ulaştıysanız, tren istasyona girmeden önce eşyalarınıza mümkün olan en yüksek dikkat ve özeni göstermelisiniz. Önceki sayfalarda sözünü ettiğimiz hırsızlık olayları, en çok bu anda oluşabilecek kargaşa sırasında gerçekleşir.

Tren istasyona girdikten sonra halk, kapılara hücum edecektir. Bu hücumdan kurtulduktan sonra perondaki kalabalıkla karşılaşacaksınız. İşte, Hindistan, size başka bir çeşit hoşgeldin demektedir. Bu insan kalabalığı zamanla her yerde ve her zaman karşılaşacağınız bir görüntü olacaktır. Buna alışmalısınız. Yeni Delhi tren istasyonunda şehirlerarası yolculuk için 14 platform (peron) ve banliyo seferleri için de 3 platform ayrılmıştır. Bu istasyonun kapasitesini ve giden - gelen yolcu sayısını siz düşünün.
Platformlardan merdivenlere çıkıp üst geçide geldiğinizde, iki ayrı yöne gidişi gösteren oklar göreceksiniz. Bunlardan Pahar Ganj’ı gösteren ok birçok ucuz otelin bulunduğu, turistlerin birarada konakladığı, yemek yediği ve alışveriş yaptğı merkeze gider.

Hindistan Demiryollarının resmi web sitesi söyle : http://www.indianrail.gov.in

delhi
Eski (Old) Delhi tren istasyonu girişi


N delhi
Yeni Delhi tren istasyonu girişi

Yeni Delhi tren istasyonunun ikinci katında bulunan “International Tourist Bureau” Hindistanda işleyen tüm trenler için bilgisayar üzerinden rezervasyon yapma imkanını sadece turistlere sunar. Turunuzu planlarken bu bürodaki görevlilerden yardım alabilirsiniz. Genellikle kalabalık olan bu büro hafta içi her gün 08.00 - 19.00 arası ve Pazar günü 08.00 - 14.00 arası çalışmaktadır.

quota
Yeni Delhi International Tourist Bureau

Delhi’ye ulaşım noktanız Old Delhi tren istasyonu ise, istasyondan çıktıktan sonra bir rikşa ya da taksi ile Pahar Ganj'a gelebilirsiniz. Pahar Ganj-İstasyon arası yaklaşık 5 km. kadardır. Old Delhi tren istasyonundan Pahar Ganj’a 150 - 200 Rupi arasında bir para ödersiniz. Ayrıca Delhi Metrosu ile önce Rajiv Chowk istasyonuna gelip, buradan aktarma yaparak R.K. Ashram durağına gelerek Pahar Ganj bölgesine ulaşabilirsiniz.

old delhi
Eski Delhi (Old Delhi) tren istasyonu
© http://www.hat.net/

Otobüs ile
Delhi’ye şehirlerarası otobüs ile geldiyseniz son durağınız ISBT (Inter State Bus Terminus) otobüs terminali olacaktır. Burası da tren istasyonu gibi çok kalabalık bir yerdir. Pahar Ganjbölgesine gitmek için belediye otobüsü kullanılabilirsiniz, biz size rikşa veya taksi kullanmanızı öneriyoruz. Çünkü elinizde eşyalar, ve sırt çantası ile kalabalık otobüslere binip -inmeniz çok zor olur. Hindistan’da otobüs firmalarının şehir içinde hizmet veren servis araçları yoktur.

Uçak ile
Delhi’ye uçak ile geldiyseniz havaalanından şehire gitmek için metro, servis otobüsü veya taksi kullanmanız gerekir.

Havaalanında bulunan bankalardan ya da Change Office’den belirli bir miktar döviz bozdurmayı ihmal etmeyin. Çünkü artık Hindistan’a giriyorsunuz burada geçerli olan yerel parayı kullanmak daha iyidir, bunu ihmal ederseniz bineceğiniz taksi ya da otobüs sürücüsünün sizi döviz üzerinden dolandırması çok kolay olacaktır.

Havaalanından şehire giden Metro, "Airport Express" ismiyle çalışır ve sadece 2 durak yapar. Havaalanı - New Delhi Tren istasyonu arasında 40 dakikada ulaşım sağlanır ve ücret 80 Rupidir.

Taksi ile gitmek için havaalanının gümrüklü bölgesinin hemen dışında bulunan Pre-paid sistemini kullanın. Gideceğiniz yere ait standart ücreti ödeyin ve alacağınız makbuzu taksi şöförüne verin. Havaalanından Pahar Ganj bölgesine taksi ücreti 350 Rupidir.

Yeni Delhi, Hindistan’ın başşehridir. İlk kez gelenler için muazzam kalabalığı ile sizi şaşırtabilir. Burası bir başkentte normal sayılabilecek kozmopolit bir yapıya sahiptir. Delhi esnafı tipik doğu insanıdır, turisti her fırsatta kazıklamaktan büyük zevk alırlar.

Şehiriçi ulaşımda sıkça kullanacağınız rikşaların üzerinde, taksimetre diyebileceğimiz sayaçlar vardır. Gidilen yere göre bu sayaçta yazdığı kadar ücret ödemeniz gerekir. Ancak Delhi’deki rikşacıların çoğu bu sayacı çalıştırmak istemezler. Ya “sayaç bozuk” derler ya da doğruca pazarlık usulüyle fiyat söylerler. İstedikleri para tabii ki gidilecek yerin normal fiyatının en az iki katıdır.

Metro ulaşımı, Delhinin şehir içi trafiğini biraz rahatlatmış durumda. Delhi Metrosunun web sitesi : http://www.delhimetrorail.com

Connaught Place Map


Janpath diye bilinen cadde Yeni Delhi’ye gelen her turistin mutlaka uğraması gereken bir yerdir. Burası çok zengin bir tekstil pazarıdır. Burada ağırlıkla Rajastan ve Gujarat işleri olmakla birlikte, Hindistan’ın hemen her yerinden gelen el işi ürünlerinin satıldığı yerdir. Janpath’da aradığınızı bulamazsanız hemen yanındaki Palika Bazaar’a gidebilirsiniz.

janpath
Janpath'daki turistik alışveriş merkezinden...

Pahar Ganj bölgesi

Yeni-Delhi tren istasyonundan çıktığınız zaman tam karşınızdaki sokak, Main Bazaar denilen çarşı ve daha ilerisi de Pahar Ganj bölgesidir. Burası, turistlerin yoğun olarak bulunduğu, ucuz otellerin, ucuz restoranların ve birçok dükkanın faaliyet gösterdiği, canlı bir kalabalığın görüldüğü, çok hareketli bir bölgedir.

Pahargnj map

 

pahar ganj
Pahar Ganjın girişi

Bu sokakta, değişik kalite ve fiyatlarda birçok otel sıralanmıştır. Her zamanki tavsiyemiz burada da geçerli. Eğer otel aramak için yeterli zamanınız ve enerjiniz yoksa, herhangi birinde kalın, ertesi gün daha iyi bir otel bulup oraya geçersiniz. Ya da grup olarak geldiyseniz otel seçimi işini aranızdan bir kişiyi görevlendirerek çözümleyin.

Görülecek Yerler

Old Delhi


Şahcihanabad isimli 7. Delhi’nin surları Red Fort - Kızıl Kale’nin batısından itibaren yıkıntılar halinde uzanmaktadır. Bu duvarın en kuzeyindeki Keşmir Kapısı, İngiliz’lerin ümitsiz mücadelelerinin izlerini taşımaktadır. Bu kapının batısındaki Sabzi Mandi’de buradaki savaşta ölen İngilizlerin anısına yapılmış (İngilizlerin diktiği) bir anıt bulunmaktadır.

Old Delhi’nin ana caddesi, rengârenk bir pazar yeri görünümündeki Chandi Chowk’tur. Burası 24 saat süren müthiş kalabalığı, düzensizliği ve kaosu ile Hindistan’ın başka bir yönünü yansıtıyor gibidir. Yeni Delhi’nin düzgün, açık ve geniş caddelerine hiç benzemez. Chandi Chowk’un bir ucunda Red Fort öbür ucunda ise Jama Masjid (Cuma Camisi) karşı karşıya bulunur. Tam köşede, ünlü kuş hastanesi ve çıplak gezen rahipleriyle Jain tapınağı vardır.

Jain tapınağı

Red Fortun karşı köşesinde Jain dinine ait, 16. yüzyıldan kalma bir tapınak yer alır. Buraya girerken ayakkabınızı çıkartmalısınız. Ayrıca tapınağın içine fotoğraf makinası, kamera ve cep telefonu sokulması da yasak. Jain dininin kurucusu Mahavira ve öteki din büyüklerinin sembol ve heykellerini ve eğer şansınız varsa Jain tarzı ibadet şekillerini görebilirsiniz.

Jain Temple
Jain Tapınağı


Kuş Hastanesi, tapınağın bahçesinde ayrı bir binaya kurulmuş. Bu hastanede yaralı ve hasta kuşlar tedavi ediliyor ve iyileştikten sonra tekrar doğaya salınıyor. Bu ilginç yeri mutlaka görmenizi öneririz.

Sikh Tapınağı

Chandi Chowk’un içlerine doğru ilerlerseniz kaldırımlara kadar tertemiz mermerler ile kaplı bir Gurudwara ‘Sikh Tapınağı’ göreceksiniz. İçeriyi ziyaret etmek, fotoğraf çekmemek şartıyla serbesttir. Amritsar'daki Altın Tapınağı göremeyenler için kaçırılmaması gereken bir fırsat ! Biraz ileride de Sunehri Mescidi vardır. 1739 yılında Pers Kralı Nadir Şah’ın, Delhi işgali sırasında askerlerinin katliamlarını bu caminin çatısından seyrettiği söylenir.


Red Fort

Bu kalenin Hint Dilindeki ismi Lal Qila (Lal=kırmızı, Qila=Kale) ismini kalenin yapıldığı taşların renginden almıştır. 1648 yılında Moğol imparatoru Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır. Şah Cihan bu kaleyi yaptırmış olmasına ve bu şehrin kendi ismini (Şahcihanabad) taşımasına rağmen, başkent olarak Agra’yı tercih etmiştir.

redfort
Red Fort girişi


Red Fort’un yapıldığı günler Moğol imparatorluğunun en güçlü olduğu dönemlere rastlar. İmparator, Delhi sokaklarında büyük bir ihtişamla bir filin üzerinde gezintiye çıkar ve gücünü herkese gösterirdi.
Bu kale, günümüzde tipik bir Hint-Moğol tarihî eseridir. Kalenin girişinde sizi birçok gönüllü rehber, ıvır zıvır satan kişi çevreleyiverir. Ayrıca, kalenin girişi, turistik malzeme satan birçok dükkânla dolmuştur.

Bütün bu engelleri aştıktan sonra geniş bahçeler, sakin ve huzurlu mekânlarla önünüzde birdenbire bambaşka bir dünyanın kapıları açılır. Kalenin arkasında Yamuna Nehri akmaktadır. Arka duvarların yüksekliği yer yer 32 metreye kadar çıkar.

Red Fort’ta gezilecek yerler:

1. Lahore Kapısı : Red Fort’un ana giriş kapısıdır. Hemen girişte bulunan dükkânlar aslında eskiden Mine Pazar denilen halkın alışveriş ettiği bir yermiş, giderek turistik bir yer olmuş. Kapının hemen arka ucu, müzisyenlerin oturduğu ve ‘Naubat Khana’ (Nöbet Hane) denilen geniş bir salona açılır.

red fort
lahor gate


2. Divan-ı Aam : Kelime anlamı ‘Halkı Dinleme Salonu’ olan bu yerde İmparator, halkın şikâyetlerini ve önerilerini dinlermiş. Bu salonun duvarları mermer kaplı ve kralın oturduğu taht çeşitli değerli taşlarla süslüymüş, ancak iç savaş sırasında soyulmuş. Bu salon, daha sonra Lord Curzon tarafından restore edilmiştir.

divan am
Divan-ı Aam

3. Divan-ı Has : ‘Hasları Dinleme Salonu’ anlamına gelen bu yerde imparator, özel ziyaretçilerle ve yüksek devlet büyükleriyle görüşüp, özel toplantılar düzenlerdi.

Red Fort

Salonun ortasında 1739 yılında Nadir Şah tarafından sökülerek İran’a götürülen ünlü ‘Tavuskuşu Süslü Taht’ bulunmaktaydı. Tek parça altından yapılmış olan bu tahtı süsleyen Tavuskuşu desenine safir, rubi, zümrüt ve inci gibi çeşitli değerli taşlar kakılarak işlenmişti. Bir başka desen olan papağan resmi ise tek parça zümrüttendi. Bu taht, günümüzde birçok parçası eksilmiş ve parçalanmış halde Tahran’da sergilenmektedir.

Red Fort
Divan-ı Has'tan iki görünüm


1760 yılında Maratha Kralı da gümüş kaplı tavanı sökerek götürmüştür. Bu nedenle günümüzde bir açık hava salonu görünümündedir. Bu salonun duvarlarından birinde yazılmış bir yazıtta Farsça bir şiirin iki dizesi şöyledir:


"Yeryüzünde bir cennet varsa
O burası, o burası, o burası."

4. Kraliyet Hamamı : Hasların Salonu’ndan sonra Kralın hamamı görülür. Buradaki üç geniş salon ve bir yanından akan çeşme hâlâ ayaktadır.

hamam
Hamam'dan görünüm


5. Moti Mescid : Kelime anlamı ‘İnci Camisi’ olan bu mescid, 1659 yılında Âlemgir tarafından yapılmıştır. Ziyarete izin verilmiyor.

Moti masjid
Moti Mescid


6. Rang Mahal : ‘Renkli Saray’ ismini mermerin üzerine yapılmış olan renkli süslerden almıştır. Bu süsler ne yazık ki günümüze kadar gelememiştir. Has Mahal ise gene kralın özel yaşamı için ayrılmış olan bir yerdir. İçiçe üç salondan oluşan bu bölmeyi kral; ibadet, uyku ve oturma mekânı olarak kullanmaktaydı.

7.
Mümtaz Mahal diye anılan salonda küçük bir Arkeoloji Müzesi vardır.

Red Fort’ta her gece ses ve ışık gösterisi vardır. Bu gösteride Hint tarihi ve Red Fort hakkında bilgi verilmektedir. Gösteriler Hindi ve İngilizce dillerinde yapılır. Başlangıç saati mevsime göre değişir.

Jantar Mantar

Burası, 1725 yılında Jaipur sultanı Mihrace II. Jai Singh tarafından Rasathane olarak yaptırılmıştır. Connaught Place’e yakın olduğu için her zaman kolaylıkla ziyaret edilebilir.

jantar
Jantar Mantar

Burada bulunan dev boyutlardaki güneş saati saniyeleri bile saydırabilecek hassaslıkta çalışmaktadır. Güneş ve ay tutulmalarını hesaplayan, yıldızların yörüngelerini gösteren ve cennetlik bedenlerin geçişlerini inceleyen aletler yanyana inşa edilmiştir. İnşa edilmiş diyoruz çünkü bu aletlerin her biri orta büyüklükte birer apartman boyutundadır!

Jama Masjid
İsmi Cuma Camisi anlamına gelen bu Cami, Hindistan’ın en büyük Camii ve Şah Cihan’ın mimarlık alanındaki en büyük eseridir.

jumma
Juma Mescid genel görünümü

1658 yılında yapılmıştır ve 25 bin kişinin namaz kılabileceği bir avlusu, üç büyük giriş kapısı, dört kulesi ve 40 metre yüksekliğindeki iki minaresi vardır.

jama
Jama Mescid minaresinden görünüş

Raj Ghat
Yamuna Nehri’nin kıyısında Firuz Şah Kotla anıtının yakınında basit bir platform üzerinde siyah mermerden yapılmış sade bir anıt vardır. Burası Mahatma Gandi’nin 1948 yılında öldürüldükten sonra yakıldığı yerdir. 1964 yılında Gandi’nin yakın arkadaşı ve Hindistan’ın ilk başbakanı Javaharlal Nehru da öldükten sonra burada yakılmıştı. Raj Ghat, artık sık ağaçlı güzel bir park görünümündedir. Buradaki ağaçlardan birçoğunun üzerinde onu diken ünlülerin isimleri görülebilir. Bunlar arasında Kraliçe II. Elizabeth, Eisenhower ve Ho Chi Minh gibi isimler dikkati çekmektedir.

gandi
Mahatma Gandinin yakıldığı yer - Raj Ghat


İndira Gandi Müzesi
İndira Gandi’nin yaşadığı ev aynı zamanda ofis olarak kullanılıyordu, ve Sikh koruyucuları tarafından suikaste uğradığında bu evdeydi. Burası daha sonra bir tür anı müzesi haline getirildi. Burada kişisel eşyaları, vurulduğu yerdeki ayak izleri koruma altına alınmış ve sergilenmektedir. Ayrıca oğlu Rajiv Gandi’nin de suikastte parçalanmış gömleği ayakkabıları da buradadır.

Hümayun Türbesi

Moğol hükümdarlarının ikincisi ve Babür’ün oğlu olan Hümayun’un türbesi Delhi’nin güneyindedir. Dünya kültür mirası listesinde bulunan bu yeri mutlaka görmelisiniz.

Humayun
Hümayun Türbesi genel görünüşü

Hümayun’un ölümünden sonra onun ihtişamına yakışır bir türbenin yapılmasını 1562’de eşlerinden en büyük olan İran asıllı Hamide Banu Begüm üstlendi. Yapının mimarisinde mantar şeklindeki kubbeleriyle Tac Mahalin gelişini haber verdiği kesindir.

Türbeye ilk girişte göreceğiniz fıskiyelerin suları tamamen bahçenin eğimiyle geometrik şekilli dar kanallardan geçerek tüm çevreyi dolaşır, geçtiği yerlerde doğal bir klima etkisi yaratır. Bahçe dizaynı konusunda çok ileri olan Moğolların hünerlerini gösterdikleri ilginç bir örnektir bu bahçe.

Humayun
Hümayun Şah'ın mozolesi

Bahçeye girmeden sağ tarafta Afgan krallarından İsa Khan’ın türbesi ve küçük bir mescidin bulunduğu başka bir bahçe göreceksiniz.

Humayun Tomb
İsa Khan türbesi

Bu türbe ve mescid, harika taş işçiliği ve orjinalliğini koruyan turkuvaz işlemeleriyle mükemmel durumdadır.

Humayun Temple

İsa Khan türbesi içindeki mozoleler

Hümayun türbesi ve çevresindeki bahçe, İsmailiye inancının dünya mimari eserlerini destekleme amaçlı Ağa Han Vakfı tarafından 2003 tarihinde restore ettirilmiştir.

India Gate

Raj Path diye bilinen Parlamento yolunun doğu ucunda bulunan bu yapı 42 metre yüksekliğinde, taştan yapılmış ve zaferi sembolize eden bir geçittir. 1. Dünya Savaşı’nda ve 1919 yılındaki Afganistan ile yapılan çatışmalarda ölen 90 bin Hint askerinin isimleri bu anıtın üzerine tek tek kazınmıştır. Bu arada 1. Dünya Savaşı askerleri arasında Çanakkale Savaşında Geliboluya İngiliz ordusu ile gelmiş olan Hint asıllı askerlerin de isimleri vardır.

IndiaGate
India Gate (Hindistan Kapısı)


Rashtrapati Bhavan

Burası, Hindistan Cumhurbaşkanının resmi ikametgâhıdır ve 1929 yılında yapılmıştır. Saraya benzeyen binası ve Moğol bahçeleriyle 130 hektarlık bir alan kaplar. İngiliz döneminde bu binada Hindistan’ın Genel Valisi oturmaktaydı. Son Genel Vali olan Lord Mountbatten zamanında 340 odalı olan bu binanın iç hizmetlerinde çok sayıda görevli çalışmaktaydı. Bahçe bakımında çalışan 418 kişiden 50’si görevleri sadece kuşları kovalamak olan oğlan çocuklarıydı.

Rastrapati

Millet Meclisi ve Başbakanlık Binaları. Ortada : Cumhurbaşkanlığı köşkü (Rashtrapati Bhavan)


Ulusal Müze
Janpath’daki Ulusal Müze’de Hindistan tarihine ait pek çok eser görülebilir. Burada, M.Ö. 2 ve 3. yüzyıllara kadar uzanan Maurya dönemine ait tarihi kalıntılardan, güney Hindistan’ın Vijayanagar bölgesinin el işlerine ve değişik kabilelerin yerel giysilerine kadar pek çok eser sergilenmektedir. Bu müze, Delhi’de kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biridir. Pazartesi hariç her gün 10:00 - 17:00 arasında açıktır. Burada ayrıca çeşitli kültürel film gösterileri de sunulmaktadır.

musaum
musum


Kutub Minaresi
Yeni Delhi’nin 15 km. kadar güneyinde olan bu kompleks yapının mimari özellikleri Hindistan’ın İslam egemenliğinde bulunduğu dönemlere kadar gider. Mimari yapısı ilk Afgan dönemi örneklerindendir. Kutub Minaresi (Qutab Minar) müslümanların Delhi’deki son Hindu Kralını yenmesi şerefine 1193 yılında yapılmıştır. Yüksekliği 73 metre, taban çapı 15, tepe çapı 2.5 metredir.

Qutab
Kutub minaresinin üst bölumü


Minare aslında beş katlıdır. Her katı belirlemek için balkonlar yapılmıştır. Birinci kat kırmızı taştan, dördüncü ve beşinci kat ise mermerden yapılmıştır. Qutub-id Din, bu minareyi yaptırmaya başladığında sadece birinci katını bitirebilmiş, kendisinden sonra gelenler yapımı sürdürmüş, en son olarak 1368 yılında Firuz Şah Kotla yapıyı restorasyonu ile birlikte tamamlamıştır.

Qutb Minar
Qutub Minaresinin gövdesinden bir ayrıntı.


Kuvvet-ül İslam Camisi : Kitab Minaresi’nin yanında Hindistan’da yapılan ilk Cami olan "İslamın Gücü" camii bulunur. Qutub-id Din, bu caminin yapımını 1193 yılında tamamlamıştı. Aradan geçen asırlar boyunca bu yapıya sayısız ekleme, uzatma ve genişletmeler yapıldı. İlk yapı eski bir Hindu tapınağının üzerine inşa edilmişti. Doğu girişinde bulunan bir plakette bu olay, burada bulunan 27 putun parçalanması şeklinde anlatılmaktadır. Caminin mimari özellikleri Hindu ve Jain etkilerini göstermektedir.

Demir Sütun : 7 metre yüksekliğindeki bu sütun Caminin bahçesine yerleştirilmiştir. Bu demir sütunun Cami yapılmadan çok önceleri bile burada bulunduğu bilinmektedir. M.S. 5. yüzyılda Hindu Kralı Chandra Varman tarafından buraya yerleştirilmiştir. Ancak sütunun üzerindeki yazıt buraya da başka bir yerden getirilmiş olabileceğini göstermektedir. Bu sütunun Gupta dönemine ait olduğu ve tepesinde yarı kartal, yarı insan tanrı olan Garuda figürü taşımakta olduğu da söylenmektedir. Bu durumda sütunun bir Vishnu tapınağına ait olması gerekmektedir.
Bu yazıtta yer almayan en önemli şey bu demir sütunun hangi teknolojiyle bu kadar kusursuz yapılabildiği ve aradan geçen 2 bin yılda en küçük bir paslanmanın bile oluşmamasındaki gizemdir. Burada yaygın olan bir inanışa göre, eğer bir kişi kollarıyla bu sütunu sarabilirse her dileği yerine gelir.

Pillar
Demir Sütun ve Kutup Minaresi


Alai Minaresi : Alaiddin, hükümdarlığı sırasında bu Cami kompleksine çeşitli ekler yapmış, daha sonra büyük bir ihtirasa kapılarak Kutub Minaresinin tam olarak iki katı büyüklüğünde ve yüksekliğinde ikinci bir minare yaptırmaya karar vermişti. Ölümünde minarenin yüksekliği 27 metreye kadar ulaşmıştı, ancak daha sonra hiç kimse bu projeyi sürdürmedi. Yarım kalan minare burada görülebilir.

Lotus Temple (Bahai Tapınağı)

Dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan Bahai tapınaklarından birisi de Yeni Delhi’de Tughlakabad’tadır. Bahai tapınakları bulundukları yörenin kültürel özelliğini yansıtacak bir mimariyle yapılmaktadır. Bu yüzden Delhi’deki bu tapınak, Lotus Çiçeği biçimindedir.

Lotus Temple
Bahai Tapınağı (Lotus Temple)

Tabanı 34 metre, yüksekliği 70 metre olan tapınağın tamamı beyaz mermerden yapılmıştır. Lotus Tapınağının çevresini saran 9 havuzdaki su, doğal bir klima etkisi yaratmaktadır. Lotus çiçeğini oluşturmak için yapılmış olan 45 Lotus yaprağı, tabana alttan bağlı olarak havada asılı duruyormuş hissi veren şaşırtıcı bir mühendislik eseridir. Tapınağın içi son derece sakindir. Bu durum, yapının çok geniş bir iç mekanı olması ve tapınakta konuşmanın yasak (!) olmasından ileri gelmektedir.

lotus temple
Lotus Tapınağının içeriden görünüşü

Bahai tapınakları dünyanın her yerinde bütün ırklar, dinler ve kastlar için 'Tanrıya ibadet'e adanmıştır. İbadet saatlerinde Bahai dininin kurucusu Hazreti Bahaullah’ın ilk sözleri, felsefesi ve kutsal metinleri okunur. Burada bu ibadetin dışında her zaman her türden ibadet, puja ve meditasyon yapmak sessiz kalmak şartıyla serbesttir.

Lotus
Tapınağın bilgi merkezinde Lotus Tapınağının yapılış aşamaları da gösterilmiş

 

Delhi
Tapınağın bilgi merkezinde Bahailerin Dünya çapında yaptığı çalışmalardan örnekler gösterilmiş.

ISKCON (Hare Krishna) Temple
Hare Krishna inancına sahip olan ISKCON hareketinin Lotus Temple’a çok yakın bir yerde bulunan tapınağı da gezilmeye değer.

iskcon
Hare Krishna Tempe girişi

Burada gosterilen 3D show ve Vedic Show isimli iki gösteride insan bilincinin evrimi, meditasyon uygulamaları ve Hare Krishna düşüncesinin felsefi temelleri, çok güzel hazırlanmış animasyonlarla (ingilizce) açıklanıyor.

iskcon
iskcon
ISKCON Tapınağındaki Vedic Showdan iki görüntü


Tapınakta, her akşam “aarti” töreni yapılır. Ayrıca buradaki Govinda restoranda vejetaryen yemeklerin en lezzetli örneklerini bulabilirsiniz.

iskcon
Tapınağın bahçesindeki Krishna heykeli



Lotus tapınağında kendi çekimlerimiz olan video görüntüsünü aşağıdaki linkte izleyebilirsiniz. Hindistan Gezi Rehberi kitabımızla birlikte verilen DVD'de bu videolar yüksek çözünürlüklüdür.

İlgili aramalar: amatör - delhi -  delhi -   hindistan -   zafer bozkaya



Kalınacak Yerler ve Restoranlar
Delhi'de kalınacak yerler ve restoranlar hakkında ayrıntılı bilgi almak için Hindistan Gezi Rehberi adlı kitabımızı edinmelisiniz.



 

 

 

Üye İşlemleri
  Kullanıcı Adınız

  Şifreniz

 

Son Yazılar/Duyurular
 İstatistikler
» Bugün Gelen : 137
» Toplam Gelen : 1112620
» Kayıtlı Üye : 2436
» Şu An Bağlı IP : 8
Aktif Üyeler
Aktif Üye Yok

 Son 25 Dakika İçinde
 Aktif Olan Üyeleri Gösterir
Yeni Delhi amritsar Delhi Amritsar Varanasi agra Jaipur Haridvar Dharamsala Mumbai Goa delhi amritsar varanasi agra jaipur haridvar dharamsala mumbai goa kerala